16 Eylül 2008 Salı

Dijital hayatınızda parçalanmalar mı var ?

Eğer hailhazırda parçalanmanın ne olduğunu biliyorsanız ve her ay ya da daha sık disk birleştirme işlemine aşikarsanız, işte size kısa versiyon: Linux disk birleştirmeye gerek duymaz.

Şimdi sabit diskinizin içinde milyonlarca çekmeceyle bir dosya dolabı olduğunu hayal edin ( Roberto Di Cosmo ya bu benzetmesi için teşekkürler). Her çekmece sadece belli bir miktar veri içerebilir. O yüzden dosyalar bir çekmecenin kapsayabileceğinden daha büyükse içerik parçalanmak durumunda kalır. Bazı dosyalar o derece büyüktür ki binlerce çekmeceye ihtiyaç duyarlar. Ve tabiki, bu dosyalar dolap içinde ne kadar yakın çekmecelerde bulunurlarsa onlara erişmek bir o kadar hızlı ve kolay olur.

Şimdi bu dolabın sahibi olduğunuzu fakat onunla ilgilenecek zamanınız olmadığını ve bu yüzden onunla sizin için ilgilenebicek birilerini görevlendirmeniz gerektiğini düşünün. İş arayan iki kişi gelir: Bir erkek ve bir kadın.

* Erkeğin stratejisi şudur: Bir dosya kaldırıldığında çekmeceleri boşaltır ve her yeni dosyayı çekmece büyüklüğünde parçalara bölerek ilk uygun çekmeceden itibaren rastgele yerleştirir. Haliyle bu işlem, siz istediğinizde, dosyanın bütün parçalarını bulmayı zorlaştıracaktır. Sonuçta her hafta sonu işleri yoluna koymak için işe düzinelerce eleman almak zorunda kalırsınız.
* Kadının farklı bir yöntemi vardır: Bitişik çekmeceleri bir kağıda not alır. Yeni bir dosya geldiğinde, elverişli uzun bir çekmeceler dizisi için elindeki listeyi araştırır ve işte burası dosyayı yerleştireceği yerdir. Bu açıdan, harcanacak yeterli aktiviteyle dosya dolabı hep düzenli kalacaktır.

Doğal olarak siz kadını işe almalısınız (biliyor olmalısınız, kadınlar daha düzenlidir :) ). Evet, Windows ilk yöntemi kullanır, Linux ise ikincisini. Windows'u kullandıkça dosyalara erişim hızınız yavaşlayacak, Linux'u kullandıkça ise bu hız artacaktır. Seçim size kalmış!

alıntıdır: whylinuxisbetter

yazılım arama derdine son ((:

Eğer bir Windows yazılımı kuracaksanız, büyük ihtimalle şu yolu izlersiniz:

1. İnterneti araştırarak sizin için uygun yazılımı bulmak.
2. O uygulamayı edinmek için uygun siteyi bulmak.
3. Belki de bir ücret ödemek.
4. Yazılımı indirmek.
5. Kurulumunu yapmak.
6. Bazen sistemi yeniden başlatmak.

Püff, gerçekten çok iş.

.Linux ile, her şey çok daha basittir. Linux, "paket yöneticisi" adı verilen, her yazılımı "paket" adı altında gören bir uygulamaya sahiptir. Eğer yeni bir yazılıma ihtiyacınız varsa, basitçe paket yöneticisini açar, bir anahtar kelimeyle uygulamayı bulur ve kurmasını söylersiniz. Depolardan sizin için gerekli yazılım(hepsinin bir çok alternatifi olur) indirilir.

Örneğin , burada Mayın Tarlası oyunu için "mine game" yazıyorum(aslında, bu zaten Linux ile gelmişti, sadece bir örnek) - Eğer kurmak istiyorsam, yanındaki kutuyu işaretleyip, Uygula diyorum, bu kadar.


Daha fazla sörf yapmama, veya verileri indirip kurmakla uğraşmama gerek yok, istediğim kadar yazılımı kolayca deneyebilirim.

alıntıdır: whylinuxisbetter

windows için yazılan ve bi dünya para verdiğiniz eksik yazımların daha fazlasını linuxta bulabilirsiniz üstelik kuruş ödemeden en kalitelisi..



Why copy software illegally if you can get it for free?



Eğer gerçekten, tamamen temizseniz, tüm yazılımlarınızın *öhöm*
lisansını satın aldıysanız *öhöm* ve bunları kimseye
kullandırmadıysanız, sizi gerçekten tebrik ediyoruz.



Her neyse, insanların çoğu için konuşursak, gerçekçi olun, illegal
kopyalanmış yazılımlar oldukça yaygındır. Adobe Photoshop yazılımını
satın almak yerine kopyalamak büyük ihtimalle kabuslarınıza girecek bir
davranış değildir. Fakat, yazılımların dağıtımcıları, genelde bu
durumdan "pek hoşlanmaz", ve bu yasa dışı kullanıcıları kısıtlamak,
hatta mümkünse cezalandırmak için uğraşırlar, başınızın belada
olmayacağına emin misiniz?



Eğer Linux kullanıyorsanız, büyük ihtimalle tüm yazılımlarınız
ücretsizdir, ve bu tip konularda asla endişe etmezsiniz. Genelde tüm
ücretsiz yazılımlar, ücretli olanların yerini başarıyla
doldurabilirler. İşte, ücretli yazılımların ücretsiz ve açık kaynak
alternatifleri:

Tabloda bknz




Drawing by Michel Cambon



whylinuxisbetter

Yazılımları tek tıkla güncelleme ((: her işde olduğu gibi muhteşem kolaylık..

Windows "Windows Update" adı verilen ve sisteminize uygun olan en son güncellemeleri sağlayan pek kullanışlı, güzel bir araca sahiptir.

Fakat Microsoft'a ait olmayan yazılımlarınız ne olacak? Adobe uygulamaları? Zıp sıkıştırıcılar? Yakma (Cd yazım) programları? Microsoft harici web tarayıcıları ve e-posta karşılayıcıları? Bunların hepsini tek tek güncellemeniz gerekmektedir ve her birinin kendi güncelleme sistemi bulunduğundan dolayı bu biraz zaman alacaktır.

Linux'un bilgisayarınızdaki her yazılım ile ilgilenen, güncelleyen, yeni yazılımlar yüklemenizi kolaylaştıran "Paket Yöneticisi" adlı bir uygulaması vardır. Yani her şeyi güncel tutmak istiyorsanız, yapmanız gereken tek şey oradaki "Güncellemeleri Kur" butonuna tıklamanız olacaktır.



alıntıdır: whylinuxisbetter

Linux kurduktan sonra sistem gereksinimleri sizin isteğinize göre şekillenir ve standart gelen paketler bi çok kullanıcı için yeterlidir //:

Windows kurmak sadece bir başlangıçtır. Hayal edin, yeni Windows XP kopyanızı kurdunuz, ve bilgisayar becerilerinizi kullanmaya hazırsınız. Bir arkadaşınız size PDF eklentili bir e-posta gönderdi : lanet olsun, sizin bu veriyi okuyacak bir yazılımınız yok. Hemen çevrimiçi olmalı, Adobe Reader'in (genelde bu yazılım kullanılır) web sayfasına girmeli, indirmeli, kurmalı, ve belki de sisteminizi yeniden başlatmalısınız. Oh, sonunda hallettik, artık her şey hazır. Ama o da nesi, arkadaşınızın bir de dosya.doc adında gönderdiği bir veri var. Windows'unuz bunu büyük ihtimalle okumaz, mükemmel. Olsun, Microsoft Office yazılımını "satın alabilirsiniz". Ya da, OpenOffice'ın Windows sürümünü kullanabilirsiniz. Ama halen, onu bulmalı, indirmeli(umarım genişbant bağlantınız vardır) , kurmalı .. vs. Arkadaşınız bir de resim göndermiş. Ama resmin karanlık ayarı berbat, görüntüde bozulmalar var, ve bir bölümünün kesilmesi gerekiyor. Şimdi gidip Photoshop satın alabilirsiniz.(satın almak? yine para vereceksiniz.) veya GIMP (Photoshop yazılımının tüm yeteneklerine sahip ücretsiz bir uygulama) kurabilirsiniz. Aama önce, aramalı, indirmeli , kurmalı .. Evet, gerçekten işiniz zor olacak. Windows'u kurdunuz, ama o problemin sadece başlangıcıydı.

Linux kurduğunuzda (Ubuntu, Mandriba, Fedora vs. bir çok "dağıtım" size farklı tatlar sunacaktır) , aynı zamanda, kurmak zorunda kalmadan bir çok şeye sahip olursunuz:

* Yazı yazabilmek, tablolar oluşturabilmek , Slaytlar hazırlamak için gerekli olacak her türlü yazılım.
* Bir web tarayıcı (örn. Firefox) ve bir E-Posta yazılımı. (örn. Thunderbird veya Evolution)
* En az Photoshop kadar güçlü bir resim düzenleyici (GIMP)
* Bir Anlık Mesajlaşma uygulaması.
* Bir film oynatıcı.
* Bir müzik oynatıcı.
* Bir PDF okuyucu.
* Arşiv açmak için gerekli her şey (ZIP, vs.) .
* vs.

Linux ile, kolayca çalışmaya başlayabilirsiniz.


whylinuxisbetter

özgürlük için Linux ((:

Linux ve "Açık Kaynaklı" yazılımlar "özgür"dür. Bu, lisanslarının "özgür lisans" olduğu ve genellikle de GPL(Genel Kamu Lisansı) olduğu anlamına gelir. Bu lisans herkesin yazılımın kodunu (tarifini) görmesini, kopyalamasını ve GPL lisansının korunması şartıyla yeniden dağıtılmasını mümkün kılar.

Peki özgürlük denince ne anlıyoruz? Yarın Microfot'un yok olduğunu düşünün (tamam, yarın olmasa da 5-10 yıl sonra). Veya birden Windows'un ya da Office'in lisans fiyatını birden üç katına çıkardığını düşünün. Microsoft'a bağımlıysanız, yapacak bir şeyiniz yok. Siz (veya şirketiniz) sadece bu şirkete, bu yazılıma bel bağlamış durumdasınız ve o olmadan işlerin yürümesini sağlayamazsınız (işletim sistemi olmadan bilgisayar ne iş yapabilir ki?). Bu ciddi bir sorun değil mi? Tek bir şirkete bağımlısınız ve bilgisayarlarınızın gerektiği gibi çalışması için tamamen ona güveniyorsunuz. Eğer Microsoft Windows'un bir sonraki sürümü için 1000$ isterse yapabileceğiniz hiçbir şey yok (Linux'a geçmek haricinde). Eğer Windows'ta sizin çok canınızı sıkan bir hata varsa ve Microsoft bunu düzeltmeyecekse yapabileceğiniz bir şey yok (Microsoft'a hataları bildirmek o kadar da kolay değil, "Hata Bildirimi" bölümüne bakın).

Açık Kaynak sayesinde, proje veya onu destekleyen şirket bittiğinde, kodlar halka açıktır ve insanlar onu geliştirmeye devam edebilir. Eğer proje sizin çok işinize yarıyorsa kendiniz bile geliştirebilirsiniz. Canınızı sıkan bir hata olduğunda bunu bildirebilir, geliştiricileriyle konuşabilir, daha iyisi kendiniz de düzeltebilir (ya da düzeltecek birini tutabilir) ve değişiklikleri geliştiriciye yollayarak herkesin bu iyileştirmeden yararlanmasını sağlayabilirsiniz. Bu yazılımla (neredeyse) herşeyi yapmakta özgürsünüz.

alıntıdır: whylinuxisbetter

Free takılın (((:

İşletim sisteminize neden 300$ ödeyesiniz ki?
(Veya yasadışı kopyalamaya çalışasınız)

Belki de ben Windows'a para ödemedim ki diye düşünüyorsunuz. Emin misiniz? Eğer bilgisayarınız bir Windows kopyasıyla geldiyse, o zaman para ödemişsinizdir, aldığınız yer size aksini söylese de... Windows lisansı yeni aldığınız bir bilgisayarın fiyatının yaklaşık dörtte birine denk gelir. Sonuç olarak Windows’u yasal olmayan yoldan almadıkça, kesinlikle ödeme yapıyorsunuz. Microsoft parasını nereden kazanıyor sanıyorsunuz?

Bir yandan da Linux'u tamamen ücretsiz edinebilirsiniz. Evet, gerçekten böyle, dünyadanın dört bir yanındaki bu adamlar düzenli, güvenli, kullanışlı ve iyi görünümlü bir sistem yaptılar, ve herkesin özgürce kullanabilmesi için bunu paylaşıyorlar (eğer bu adamların neden bunu yaptığını merak ediyorsanız bana bir e-posta gönderin, yapabildiğim kadarıyla açıklamaya çalışırım :) ). Bazı şirketler destek ve dökümantasyon sağlayarak Linux sayesinde para kazanıyorlar. Bu da kesinlikle güzel bir şey. Fakat çoğunlukla cebinizden tek bir kuruş bile çıkmayacaktır.

alıntıdır: whylinuxisbetter

Linux Bilgisayarınızı Korur ((:

Virüsler, trojanlar, reklam yazılımları, casuslar... Windows bunların hepsinin sisteminize kolayca sızmasına izin verir. Bir Windows sistemi (İnternete bağlı ve varsayılan "Service Pack 2" kurulu) , ortalama 40 dakika içinde enfeksiyon kapar. (aslında, zaman zaman bu sadece 30 saniye alır.)

Tabii ki bir dizi güvenlik önlemi alırsınız. 1) Güvenlik Duvarı kurabilirsiniz, 2) Antivirüs yazılımı kurarsınız, 3) Anti-Adware yazılımı kurarsınız, 4) Internet Explorer ve Outlook dan kurtulursunuz. (onları Firefox ve Thunderbird ile değiştirebilirsiniz), ve son olarak; 5) korsanların bunları geçebilecek kadar akıllı olmaması için dua edersiniz, çünkü eğer bir güvenlik açığı ortaya çıkarsa, Microsoft bunu 1 ay gibi bir sürede çözecektir. (her zaman bu kadar hızlı olmasını beklemezsiniz). Veya, kısa yoldan Linux kurup, kafanızı dinleyebilirsiniz. Virüsleri ve diğer zararlıları dert edinmeniz gerekmez.

"Virüsleri Unutun" bölümünde söylediğimiz gibi, Açık Kaynaklı yazılım (örn. Linux) demek, birden fazla gözün tüm kodları incelemesi demektir. Dünya gezegenindeki her programcı, kodu indirebilir, inceleyebilir, ve güvenlik açığı olabilecek unsurları kolayca görebilir. Diğer yandan, Windows kaynak kodunu(o bir tür "tarif"tir) ancak Microsoft firmasında çalışan sınırlı kişi görebilir. Yüzbinlerce (belki şimdi milyonu bulmuştur) insana karşı, sadece bir kaç bin insan. Bu büyük fark demektir.

Fakat aslında, diğerlerine oranla asıl konu sistemin ne kadar açığı olduğundan çok, açıkların türüdür. Eğer ortada çok açık var, ama henüz kimse farketmediyse(korsanlar dahil) , veya önemsiz açıklarsa, korsanlar ciddi hasar veremezler. Burada devreye giren, açığın farkedildikten ne kadar süre sonra çözüldüğüdür. Eğer Açık Kaynak bir yazılımda bir açık bulunduysa, açık kaynak topluluğundaki herkes buna göz atabilir ve bu sorunu çözebilir. Genelde sorunun ilacı(ve ilgili güncellemeleri) bir kaç gün, bazen bir kaç saat içinde halledilir. Microsoft firmasının bu kadar fazla insan gücü yoktur, onlar genelde açık bulunduktan(ve hatta paylaşıldıktan) bir ay kadar bir süre sonra çözümü sunmayı başarırlar. Bu, korsanların sizin sisteminizde cirit atması için yeterli bir süredir

alıntıdır: whylinuxisbetter

Sisteminiz kararsız mı ((:

Hiç Windows çöktüğünden dolayı çok uğraştığınız bir işi kaybettiniz mi? Bilgisayarınızı normal yoldan mı kapatırsınız, yoksa bazen Windows başka seçenek bırakmadığı için güç tuşundan kapatmaya mecbur mu kalırsınız? Bilgisayarınızın çeşitli sebeplerden ötürü kapatılması gerektiğini söyleyen "mavi ekran"larla karşılaştınız mı?

Windows'un son sürümleri, özellikle "Professional" olanları eskisinden daha dayanıklı bir hale getirildi. Buna rağmen üstteki sorunlarla hâlâ sık sık karşılaşılır.

Tabi ki hiç bir işletim sistemi mükemmel değildir ve size işletim sistemim hiç çökmez diyenler kesinlikle yalan söylüyorlardır. Nitekim, bazı işletim sistemleri o kadar dayanıklı olurlar ki çoğu kullanıcısı çöktüğünü görmemiştir, yıllar sonra bile. Bu Linux'ta böyledir. İşte size bunu görmenin bir yolu. Bir sistem çöktüğü zaman, kapatılması veya yeniden başlatılması gerekir. Yani, bilgisayarınız uzun süre açık ve çalışır durumda kalabiliyorsa, (burada ne kadar kullanıldığının önemi yoktur) o sistemin dayanıklı olduğunu söyleyebilirsiniz. Linux kurulu sistemler, baştan başlatılmadan yıllarca çalışabilir (birçok İnternet sunucusu Linux kullanır, ve hiç baştan başlatılmaz). Tabi ki çok kritik güncellemeler olduğunda, yeniden başlatılması gerekir (normal yoldan). Ama Linux yüklerseniz, sisteminizi sürekli kullansanız da, sürekli açık bıraksanız da, dört yıl kadar bir süre boyunca sorunsuz olarak çalışabilecektir.

Çoğu zaman, bilgisayarınızı bu kadar yalnız bırakmazsınız, fakat bu Linux'un ne kadar dayanıklı olduğunun bir göstergesidir.

alıntıdır: whylinuxisbetter

NEDEN LINUX ((: ..viruslere son..

Eğer bilgisayarınız size sormadan kendini kapatıyorsa, eğer isteğiniz dışında size ilginç ve anlamsız gelen türlü reklam pencereleriyle karşılaşıyorsanız, mailleriniz sizin haberiniz olmadan tüm listenize yollanıyorsa, o zaman bilgisayarınızda bir virüs olduğundan şüphelenmelisiniz. Bunun ana sebebi de bilgisayarınızda Windows'un kurulu olmasıdır.

Linux'da virüs bulunması çok zordur. "Varlar ama sık rastlamıyoruz" yanlış bir tabir olur. Durum şu sözle daha iyi ifade edilebilir "Linux'da gerçekten bir virüs görürsen gel de bana söyle". Tabi ki, Linux'ta virüs yemek imkansız değildir. Ama, Linux bunun olmasını gerçekten çok zorlaştırır. Sebeplerine gelecek olursak:

* Birçok insan Microsoft Windows kullanır, korsanlar yapabildikleri kadar çok hasar yapmak (veya kontrol etmek) isterler ki bu yüzden Windows'u hedef alırlar. Ama tek sebep bu değildir; Apache Web Sunucusu (Bir web sunucusu adresini yazdığınızda Web sayfalarını tarayıcınıza gönderen ve karşıdaki bilgisayarda bulunan bir programdır), açık kaynak kodlu olmakla birlikte, en yüksek market payına sahiptir, buna rağmen Microsoft'un sunucusundan çok daha az saldırıya uğramaktadır.
* Linux akıllı bir yetkilendirme yönetimi kullanır. Windows (ve her yüklediğiniz program) sistemde istediğini yapabilme yetkisine sahiptir. Sizin emek harcadığınız işinizin yok olmasına yol açan sisteminize ceza vermek istiyorsanız , sistem klasörüne gidip istediğiniz dosyayı silebilirsiniz: Windows sizi durdurmayacaktır. Tabi ki bilgisayarı baştan başlattığınızda bela başlayacaktır. Şimdi bir düşünün, siz sistem klasörüne gidip o dosyaları silebiliyorsanız, diğer programlar da bunu yapabilir, ve her şeyi berbat edebilir. Linux buna izin vermez. Sistemle ilgili şeylere müdahele etmek istediğinizde Yönetici şifresi girmek zorundasınız (kısacası sistemde Yönetici değilseniz sisteme müdahele edemezsiniz). Virüsler istediği yere gidip istediği şeyleri değiştiremez veya yok edemez çünkü buna yetkileri yoktur.
* Daha çok göz daha az güvenlik açığı demektir. Linux açık kaynaklı bir yazılımdır, bu da dünyadaki her programcının kodlara (programın "tarifine") bakmasına ve yardımcı olmasına, ya da geliştiricilere "... Bu bir güvenlik açığı değil midir?" diyebilmesine olanak sağlar.

alıntıdır: whylinuxisbetter

En Çok Okunanlar